Pokémon GO oynarken sadece Pokémon yakalamıyor olabilirdin.
O dönem herkes sokak sokak gezip Pokémon arıyordu. Parklar, meydanlar, kafeler, sahiller, okul çevreleri… İnsanlar telefonu eline alıp gerçek dünyada dijital karakterlerin peşinden koşuyordu.
Ama bu oyunun arkasında sadece eğlence yoktu.
Pokémon GO’nun geliştiricisi Niantic, oyuncuların isteğe bağlı olarak yaptığı gerçek dünya taramalarını kullanarak kamusal alanların 3D olarak daha iyi anlaşılmasına yardımcı olan teknolojiler geliştirdiğini söylüyor.
Yani burada önemli detay şu:
Sadece oyunda yürüdün diye otomatik olarak her şeyi taradın demek doğru değil. Ama oyuncuların katkı verdiği bazı gerçek dünya taramaları, fiziksel dünyanın dijital olarak daha iyi modellenmesine yardımcı olabiliyor.
Bu da Pokémon GO’yu çok ilginç bir noktaya taşıyor.
Çünkü dışarıdan bakınca basit bir mobil oyun gibi görünüyordu. Ama aslında milyonlarca insanı sokağa çıkaran, gerçek dünya ile dijital dünyayı birleştiren ve geleceğin harita teknolojilerine kapı açan çok büyük bir deneydi.
Bugün artırılmış gerçeklik, yapay zeka, 3D haritalama ve akıllı cihazlar konuşuluyorsa, Pokémon GO gibi oyunlar bu dönüşümün erken örneklerinden biriydi.
Yani sen Pokémon yakaladığını sanarken, teknoloji dünyayı anlamayı öğreniyor olabilir.
Sen Pokémon GO dönemini yaşadın mı?
コメントを書く